Dövme Nedir

Dövme tarihine baktığımız zaman yüzyıllardır süregelen bir sanat ve ifade biçimi olduğunu gözlemliyoruz. Günümüzde süsleme ögesi olarak çok popüler olan bu sanat eski çağlarda gerek savaş ritüellerini ifade etmekte, gerekse bir etknik kökeni, ya da bir mesajı iffade etmek amacıyla kullanılmıştı.

Dövme sanatının ilk çıkış yeri için eski Mısır ve Japonya gösterilse de Osmanlıda da dövme çok ilginç ve farklı yöntemler için kullanılmıştı.

Dövme Nedir

Bununlu ilgili şöyle bir hikayeyi sizler için alıntı yaptık;
Eski Osmanlıda savaş zamanında en önemli olan şey karşı tarafa iletilmesi gereken bilgilerin çok gizli kalması idi. Ancak güvenli bir posta aracı bulmak çok zordu. Bu nedenle Eflak Boğdan Beyliği özel bir şifreleme yöntemi ile karşı tarafa iletililecek olan mesajı ulağın kafatasını kazıtıp dövme olarak yazdı. Saçların bir miktar uzaması ile tam olarak gizlenen dövme sayesinde kimsenin aklına gelmeyecek bir gizlilik ile mesaj hedefe ulaştırıldı. Bu ilginç örnek bile dövmenin ne kadar eski olduğuna ve ne kadar farklı amaçlarla kullanılabildiğine sanırız güzel bir örnektir.
Eski Hun Türkleri kahraman kişileri dövme ile onurlandırdı. Romalılar ise bunun tam tersi bir amaç için dövmeyi kullandı; Suçlu ve kölelerini bu yöntemle deşifre ettiler. Osmanlıda dövme gemici ve yeniçerilerin arasında yaygındı. Anadolu ve Güneydoğu anadoluda ise "dövme" "dak" adı ile ifade buldu ve şans getirmesi kötü talihin dönmesi inancıyla bedenlerde yer buldu.

Dövme günümüzde duyguları ifade etme, kendini dışarıya gösterme, estetik bir görünüm sergileme, süsleme, bezeme, uğur getirme, şans yaratma, modaya uyma, makyaj vb pek çok farklı nedenle ya da nedenlerin bir araya gelmesi ile kendini göstermektedir. Yaklaşık olarak M.Ö. 30.000 yıl öncesine kadar dayanan dövme sanatı bazı özel kabilelerde özel ayinler eşliğinde bedenlere kazındı. Hatta bazı bilgilere göre giysinin olmadığı tarih önecesi dönemlerde bile insanların vahşi hayvanlardan korunma ve onlara üstünlüklerini ifade etme biçimi olarak bedenlerine çizimler yaptıkları söylenmektedir.

Her ekolde olduğu gibi elbette dövme de kraliyet aile üyeleri, futbolcular, pop şarkıcıları , sinema oyuncuları gibi halkın fenomene dönüştürdüğü kimselerce daha da popülerite kazanmıştır.
Dövme yolculuğuna kısaca bir göz atalım mı?

Savaşçı ruha sahip oldukları bilinen Yeni Zelenda da yaşayan Maori kabilesi yüzlerine "moko" denilen bir dövme yaptırırlardı. Bu dövmelerde genellikle geometrik çizgiler yer alırdı. Her tasarımın kendine ait bir anlamı vardı. Bu mokolar kişilerin statüleri hakkında bilgi verirdi. Kadınlar için se moko güzelleşme için kullanılan bir ritüeldi.

1700'lü yılların sonlarında maorilerin yaşamı İngilizler'in güney pasifiye gelmesiyle değişmiş ve batılılar dövmeyle ilk kez karşılaşmış. Vücut dövmeleri sonraları bu moko denen yüz dövmelerinden evrimleşmiş. Maorilerin moko dövmeleri yabancı savaşçılara eşsiz geldiği için savaşta öldürülenlerin başlarını mumyalıyor hatıra olarak saklıyorlarmış. Hatta mokoları olan maorilerin başları kasten kesilip ya silahlarla takas ediliyor ya da Avrupalılara satılıyormuş. Ve tabi ki bütün bunlardan sonra moko sanatı sona ermiş.

En çok bilinen toplum dövme sanatında Japonlar. Japonların "Yakuza" adını verdikleri japon majyası ise kendilerine özgü bir dövme yaptırdılar. Bu dövmenin özelliği tüm vücudu kaplaması ve bazı dövmelerin bitmesinin yıllar almasıydı. Bu dövmelerin içinde anlatılanlar ise korkular, şiddet, üzüntü kaynağı idi. Yakuzalar kendilerini bir tür Samuray olarak ifade ediyorlardı.

Bir de şu ünlü dizi Prison Break dizisindeki gibi hapisanelerde yaygınlaşan dövmelere rastlıyoruz. Özellikle Arizona hapisanesinde yasak olmasına rağnem dövme yapmışlar. Dömenin en ilginç olarak ranstlandığı bir başka yer de Teksas"ta sirkler. Sirk göstericileri tüm vücutlarını dövmeler ile kaplatıyor ve gösteriye böyle çıkıyorlarmış. Görüldüğü gibi dövme burada yazmakla bitiremeyeceğimiz kadar uzun bir zaman dilimine ve tüm dünyaya yayılmış bir sanat. Siz ilk dövmenizin heyecanını kendiniz yaratın deriz. : ) Bizce dövme yaptırmak ve bunu taşımak bir ayrıcalık...